 |
İNSAN SOYU TÜKENİYOR MU?
İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerin düşünebilme yetisi ve ahlak kavramı olduğunu bilirdik. Oysa son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalara göre bu özelliklerin diğer canlılarda da olabildiğine dair güçlü kanıtlar var.
Şimdi diğer canlıları bırakıp insan türüne bakalım. İnsan ahlakının iki temel unsurdan oluştuğu biliniyor: Duygudaşlık (başkalarının duygularına ortak olma) ve karşılıklılık (aynı kurala uyulduğu sürece birbirine iyi davranılması). Bu iki unsur birçok düşünür tarafından şu sözlerle özetlenir: Kendine yapılmasını istemediğin şeyleri başkalarına yapma.
İnsan, sahip olduğu bu son derece ayrıcalıklı güzel özelliğini terk ediyor artık. Ahlak, insan türünün bir özelliği olmaktan çıkınca insan da insan olmaktan çıkacak.
Öyle değil mi, İstanbul Bahçelievler’de logar kapağı yerine mukavva koyan insanda ahlak kavramından söz edilebilir mi? Logar kapaklarını çalıp satanlarda da çoktan yok olmuştur bu kavram. Ya tek görevi oylarını aldığı vatandaşlarına hizmet etmek olan belediyeler? İhaleleri yandaşlarına veren, ihaleyi alanı takip etmeyen, göstermelik cezalarla olayı kapatan yetkililerin ahlakı sizce dumura uğramamış mıdır? Yavaş yavaş başladı yozlaşma, yayıldı, son yıllarda anormal bir ivme kazandı. Otomobille açılan çukura düşüp ölen beş kişiyi hatırlıyorum. Son iki günde benzer nedenlerle basına yansıyan üç talihsiz olay ve iki ölüm. Talihsiz sözcüğü pek uymadı aslında, cana kast olayı desek daha doğru olacak. Kaza diye geçiştirilen bu olayların altında yatan neden ahlak erozyonundan başka bir şey değildir. Gazetelerin yazdığına göre geçen yıl içinde Türkiye genelinde suç patlaması yaşanmış. Büyük kentlerde can güvenliği birincil sorun durumuna gelmiş. İnsanlar çözülemeyeceğine inandıkları için artık başlarına gelen olayları polise haber vermiyorlarmış. Sosyologlara göre yoksulluk sorunu çözülmezse suç da önlenemezmiş. Peki yoksulluk neden arttı? İnsan düşünmeden edemiyor, ne olacak bunun sonu? İnsanı insan yapan erdemler hızla yok oldukça yoksulluk da artacak, suç da, ölümler de, toplumun ve insanın bozuluşu da. Şu anda insan kılığında aramızda gezinen yaratıkların sayısı artmaya devam ederse korkarım yıllar sonra tarih kitapları şöyle yazacak:
Bir dönem adına insan denen canlılar yaşardı dünyada. İyi-kötü, doğru-yanlış gibi kavramları vardı. Düşünme güçleri vardı. İyiyi kötüyü düşünerek ayırt edebiliyorlardı. Akıl ve zeka en çok onlarda gelişmişti. Bu sayede bilim ve teknolojide ilerlemiş, diğer canlılara karşı üstünlük kurmuşlardı. Ancak düşünme yeteneklerini hep kendi türlerinin yaşamını iyileştirmek için kullanmaya başladılar. Diğer canlıları yok edip, havayı, suyu kirlettiler. Zamanla kendi türlerine de zarar vermeye başladılar. Kendi türünden de olsa başkasını yok ederek güç ve kişisel kazanç elde etme tutkusunun esiri oldular. Değer verdikleri tek şey, gücün simgesi para oldu. Para için iyi, doğru, sevgi, dostluk, hak, hukuk, sorumluluk, liyakat gibi kavramları yok ettiler. Zaman geldi, paraları oldu ama onunla alacak bir şeyleri kalmadı. İnsan olmalarını sağlayan kavramları kendi elleriyle yok eden insan türü de böylece yok oldu.
|
 |
 |