Adana Sokak Çocukları Derneği Adana Sokak Çocukları Derneği Adana Sokak Çocukları Derneği Adana Sokak Çocukları Derneği Adana Sokak Çocukları Derneği Adana Sokak Çocukları Derneği Adana Sokak Çocukları Derneği Adana Sokak Çocukları Derneği Adana Sokak Çocukları Derneği Adana Sokak Çocukları Derneği Adana Sokak Çocukları Derneği Adana Sokak Çocukları Derneği Adana Sokak Çocukları Derneği Adana Sokak Çocukları Derneği Adana Sokak Çocukları Derneği Adana Sokak Çocukları Derneği Adana Sokak Çocukları Derneği Adana Sokak Çocukları Derneği
Adana Sokak Çocukları Derneği zcdsfds
Adana Sokak Çocukları Derneği
Adana Sokak Çocukları Derneği Adana Sokak Çocukları Derneği
zcdsfds Adana Sokak Çocukları Derneği zcdsfds
zcdsfds
zcdsfds

SOSYAL SORUMLULUK PROJELERİ  (BİZİM ÜNİVERSİTELİLER 2) - 13 Şubat 2007

 

Geçen hafta üniversitede okuttuğumuz çocuklarımızla sömestr tatilinde dernekte buluştuğumuzu, hepsinin mutlu olduklarını ve derslerinin iyi olduğunu yazmıştım. Artık onlara “bizim üniversiteliler” dediğimizi ve benzer koşullarda yaşayan diğer çocuk ve gençler için bir örnek olduğunu söylemiş, yazımı gençlere destek verenlerin sayısı arttıkça onlar gibi birçok çocuk ve gencin de yaşamının kurtulabileceğini söyleyerek bitirmiştim.

“Bizim üniversiteliler” sokak çocukluğunun kader olmadığına inananların sembolü oldu. Yaşamaya zorlandıkları olağandışı koşullara rağmen direnen çocuklar ve onlara destek olanların sembolü. Bu nedenle onlar üniversiteyi kazanınca nasıl sevinmiş, nasıl da umutlanmıştık. Hem kendilerini ispatlamışlar hem de kendileri gibi yaşama tutunanlara umut olmuşlardı. Çünkü bu ülkede burs vermek için başarılı ama maddi olanağı olmayan genç arayan binlerce insan, “sosyal sorumluluk projeleri” adı altında olanaksız gençlerin eğitimine destek veren onlarca şirket vardı. Derneğin telefonları susmayacak, faks ve e-maillerimiz bu çocuklara destek vermek isteyenlerin mesajlarıyla dolacaktı. Biz de kendilerini onlara ve onlar gibi çalışkan diğer gençlerimize yönlendirecektik.

Böyle olmadı maalesef. Beklentilerimizin çok altında destekle yolumuza devam ediyoruz. Bu arada büyük şirketlerin yaptığı sosyal sorumluluk projelerini izliyorum. Zaman zaman bu tip şirketlere çocuklarımız adına yaptığımız başvurulara aldığımız yanıtlar hep aynı: “Biz sosyal sorumluluk projesi kapsamında şu kadar öğrenciye destek veriyoruz, şu projeyi yürütüyoruz onun için sizin isteğinize olumlu cevap veremiyoruz”. “Peki o zaman bu projelerinize bizim önerdiğimiz çocuk ve gençleri de alın” diyoruz. O zaman yanıt olumsuz olmuyor ama sonuç da nedense olumlu olmuyor. Örneğin meslek liselerine özendirmek için bu liselerde okuyan öğrencilere burs veren büyük bir şirkete ait vakfa bir kızımız adına yaptığımız başvuru bir türlü sonuçlanamadı. Bunun nedeni bu tip projelerin İstanbul’dan planlanması ve oradan yürütülmesi. Gelirlerini tüm illerdeki şubelerinin desteğiyle elde eden büyük şirketlerin yardım faaliyetlerinden bu illerde yaşayan dezavantajlı kesimin de yaralanması gerektiğine inanıyorum. Bunun en iyi şekilde organize edilebilmesi için o illerde bu çocuklara ulaşabilecek ve kendini güvenilirlik anlamında ispat etmiş STK’larla bağlantı kurulması gerekiyor. Bunun güzel bir örneğini “kardeşini seç” projesinde uygulamıştık. Bu projeyi yürütenler derneğimize ulaştılar ve çeşitli illerden Adana’da yardım edecek kardeş arayanlar bizim aracılığımızla kardeşlerini buldular.

Biz buradayız, Adana’da kötü koşullardan kurtulup topluma yararlı olmak, okumak isteyen  çocuklarımız da burada. O çocukların İstanbul ve diğer büyük illere kapkaççı veya tetikçi olarak değil, uyumlu birer üniversite öğrencisi olarak gitmesini istiyorsanız; yaşadığı ile faydalı, sorunsuz bireyler olmasını istiyorsanız bize ulaşın. “Sosyal sorumluluk projeleri” yaptığını söyleyenler, projenizin verimli olmasını istiyorsanız sizi ihtiyacı olan çocuklarımızla buluşturabiliriz.

 















zcdsfds
zcdsfds
Adana Sokak Çocukları Derneği zcdsfds
zcdsfds Adana Sokak Çocukları Derneği zcdsfds
zcdsfds